Şaibenin Öyküsü

unutmayin ki Zalad sizi 8-0 lik Ankaragucu macinda yeterince desteklemisti.
86-87 sezonundaki son hafta oynadiginiz Eskisehir maci icinde neler olmustu?
Hatirliyor musunuz?
Ve ayni sezon diger maclarda neler olmustu?
Simdi usenmeyin ve yazinin devamini okuyun bakalim.
Sonralari uzun yillar sampiyon olamadi Galatasaray...
Onceleri Fenebahce, sonra Trabzonspor’ un altin yillari, ardindan Besiktas...
Galatasaray sampiyon olamiyordu....
Bir futbolcu transfer etmislerdi Adanademirspor’ dan,
3 yil ust uste sampiyonluklarinin ardindan...
Fatih Terim’ in gelmesiyle tesaduf mudur, sans midir, ugursuzluk mudur ?...bilinmez..
Oynadigi yillar boyunca sampiyonluk yuzu goremedi Galatasaray...
yi bir defans oyuncusuydu Fatih,
ama sevilmezdi...Hic sevemedim...
Bir kabadayi edasiyla oynardi futbolunu...
Yanlis hatirlamiyorsam bir Mersinidmanyurdu macinda,
Mersin atagina ofsayt kaldirmayan yan hakemin uzerine yurumesini,
tartaklamasini, hirsini alamayip bir de hakemin yuzune kocaman
bir tukuruk gondermesini unutamiyorum...
Simdiki talebeleri Bulent-Vedat karisimi bir seydi yani...
(Kiziyoruz ya bizi, tukuren, isiran dirsek atan futbolcularini korumasi,
kendisi futbolcuyken aynilarini yapardi, ona gore normal olmali...!) Son senesinde hakeme fiili saldiridan oyle bir ceza almasi gerekiyordu ki,
o cezayi alsaydi, kurallara gore teknik direktor olma hakki yok oluyordu,
allem ettiler, kallem ettiler cezasini indirdiler,
jubilesini yapti, kurslari bitirdi, calistirici oldu....
80 yillarin ortalari...
Turkiye hizli bir degisime ugruyordu...
Hizli ve apar topar bir sekilde liberal ekonomiye gecis,
beraberinde degisen deger yargilari ve ahlaki degerleri de
getiriyordu...
Ve hala....
Galatasaray sampiyon olamiyordu....
Ama hizla degisiyordu yonetici profilleri,
yonetim anlayislari....
Ve basari icin ‘’ HER YOL MUBAH ‘’ diyen bir anlayis
yavas yavas ele geciriyordu sari kirmizili camiayi...
Ne kanun taniyordu ne nizam bu anlayis...
Ne hak gozetiyordu, ne hukuk...
Ariyordu, buluyordu kurallardaki bosluklari...
Felsefeleri yavas yavas belirginlesiyordu:
‘’ Ben Yaptim Oldu ! Basari icin her yol mubah !..Yapanin yanina kar kalir VE TURK SPORUNDA ILKLER
PES PESE SIRALANIYOR,
PARAM PARCA OLUYOR SPOR AHLAKI,
SARI KIRMIZILI CIZMELER ALTINDA....
Mersed Kovacevic,
yabanci kontejaninin dolmasindan dolayi,
oynayamiyor Besiktas’ ta...
Ama bonservisi Besiktas’ ta...
Amatorluge donuyor Kovacevic,
1 hafta icinde Galatasaray PAF takimina transfer oluyor,
1 mac oynuyor gencler liginde,
begenilerek (!) A takim kadrosuna aliniyor:
Ve ta ta taaa:
karsinizda Turk statusunde oynayan Mirsad Gunes...
Sonralari bir kac gunde Turklesen Fransiz milli takim oyuncusu,
Didier Six, Dundar Siz olarak top kosturuyor Galatasaray’ da...
Inanilmaz sekilde deliniyor kurallar,
kural koyucularin dusunemedikleri seytanliklar,
bir bir uygulamaya geciliyor...
Yabanci milli takimlarda oynayan cifte pasaportlulari da
Turk statusunde oynatmayi basariyorlar sonralari...
O kapiyi da aciyorlar ardina kadar...
Isvicre milli takimi oyuncusu Kubilay Turkyilmaz,
Turk satatusunde oynuyuveriyor liglerimizde...
(Piskinligi de elden birakmiyorlar bir yandan...
Kendi actiklari yolda ilerleyen ve yabanci yasaklarini delen Fenerbahce’ yi de elestiriyorlar bir taraftan....
Yalandan...yalandan....)

Yil 1987
Galatasaray basketbol takimi...
Ligdeki butun takimlar tek yabanci ile oynuyor...
Galatasaray’ in kadrosunda oynayan dort isim:
Izic
Michael Sceorse
Paul Dawkins
Calvin
1’ i haric digerleri Turk vatandasi yapilivermis,
basketbol sube sorumlusunca...
Yillarca sampiyon olamamislar basketbolde de...
Ve her sey ayarlanmis sampiyonluk icin...
Kurallar delik desik edilmis...

Diger kulupler itiraz ediyor ama,
isi kitabina uydurmus seytanlar.....
Ve caresizlikle bir sonraki sene icin
yeni bir kural koyuveriyorlar...
(Sahaya cikan 10 kisilik kadroda Turk Milli takiminda oynamaya haiz en az 9 oyuncu bulunma zorunlulugu getiriyorlar...)
Omer Buyukaycan ‘ i taransfer etmis o sezon Galatasaray...
Inanilmaz bir sekilde...
Omer Buyukaycan’ in tarnsferi mumkun degil...
Ancak bir kural var enteresan:
‘’ Egitim dolayisiyla ‘’ istedigi okulun takimina serbestce transfer olabiliyor oyuncu...
O zamanki Galatasaray basketbol sube sorumlusu buluyor yolunu,
Ankara’ da ‘’Ayse Abla Spor Kulubu’’ diye bir kulupten lisans
cikariyor Buyukaycan,
‘’ Ayse Abla Spor Kulubu’’....dalga gecermis gibi futursuzca...
Tesaduf bu ya, kisa bir sure sonra,
‘’Ayse Abla Spor Kulubu’’ olagan ustu kongreye gidiyor,
ve kongresinde aldigi olaganustu bir kararla,
Galatasaray kulubuyle birlesmeyi kararlastiriyor..
Boylece Omer Buyukaycan Galatasarayli oluveriyor...
Bak su Allahin isine...!
O sene Besiktas basketbole buyuk yatirim yapmis...
Iyi bir kadro kurmus..
Efe Aydan, Erman Kunter Besiktas’ ta forma giyiyorlar...
Ve Besiktas- Galatasaray finale kaliyor sonunda...
Gozleri fildir fildir donen, konusurken gerdan kiviran Galatasaray basketbol subesi yoneticisi,
isini saglama aliyor....
Ve bir kez daha spora ahlaksizligi ve sikeyi bulastiriyor..
Besiktas’ in tek ABD lisi James Bullock’ a
10 Bin Dolar veriyor, satin aliyor Amerikaliyi...
James Bullock aldigi paranin hakkini veriyor,
ilk final macinda sahada kavga cikariyor,
ama sadece tek mac ceza alacagini biliyor,
ne olur ne olmaz diye sahadan atildiktan sonra
saga sola saldiriyor ve 2 mac ceza aliyor...
Yabancisiz Besiktas,
bol ‘’ Turklestirilmis’’ yabancili Galatasaray’ a boyun egiyor,
ve Galatasaray sampiyon oluyor....
(Bu olay daha sonralari butun acikligiyla,
Ahmet Kurt’ un yayin yonetmenligini yaptigi
‘’Basket’’ dergisinde yayinlanan bir roportajda
rahmetli Aydan Siyavus tarafindan butun acikligiyla anlatiliyor...)
Hatirladiniz mi o meshur basketbol subesi yoneticisini ?
hatirlayamadiysaniz , adi FARUK SUREN....
Baskanlik yapiyor su aralar Galatasaray da!!!
O sene sampiyon olan Galatasaray takimi kaptani
Turgay Demirel ise, su anki Basketbol Federasyon baskanimizdan baskasi degil...
Ve 1986-87 futbol sezonu,
bir utanc yili,
tesvik, doping gibi kavramlarin ayyuka ciktigi, resmen satin alinmis bir
sampiyonluk....
Bir kac yildir surdurulen araliksiz calismalar artik meyvesini vermeye baslamis,
kose baslarina adamlar yerlestirilmis,
ne yapilacak ne edilecek 14 yildir sampiyonluk yuzu gormeyen
galatasaray
sampiyon yapilacak....
Federasyon baskani, bos zamanlarinda gidip de Galatasaray antremani
seyreden bir baskan:
Eski Galatasaray baskani Ali Uras , federasyon baskani olmus...
Merkez hakem komitesi kararlarinda soz gecirilir olmus....
Basinda malum sari kirmizili kaskollu yazar ve yandaslari
kamuoyu olusturmaya, olaylari kendi gozlukleriyle
empoze etme ugrasi icindeler..
. Buna ragmen, 2 puanlik sistemde oyanan ligde,
son 3 haftaya girilirken Besiktas 2 puan onde,
buyuk bir avantaj yakalamis durumda....

Malatyaspor’ la oynuyor Besiktas o hafta...
VE TURK FUTBOL LITARETURUNE
ILK KEZ DUYACAGIMIZ BIR KAVRAM DAHA GIRIYOR:
‘’ TESVIK PRIMI ‘’
>---------------------
Haftanin basi, 19-5-1987 tarihli ‘’ Hurriyet ‘’ spor sayfasinin
manseti:

GALATASARAY’ IN BUTUN UMUDU MALATYASPOR’ DA
Hala matematiksel olarak sampiyonluk sansi tasiyan
sari-kirmizililarin,
Besiktas’ i yenmesi icin Malatyaspor’ lu futbolculara toplam 32 Milyon lira
tesvik primi verecegi iddia edildi.
Buna gore maci kazandiklari taktirde oynayan ve yedek kulubesinde
oturan
Malatyaspor’ lu futbolcular 2’ ser milyon lira alacaklar...
>---------------
Mac gunu, 24-5-1997 tarihli ‘’ Cumhuriyet ‘’ gazetesinde Hilmi Turkay imzali
yazi:

KENT BIR GUNLUGUNE GALATASARAYLI
Kent bir gunlugune Galatasaray’ li oldu. Kaldigimiz iki gun boyunca hep ‘’Para’’ konusuldu kentte...
Simitcisinden kasabina kadar herkes agzinda ayni seyleri
mirildaniyordu.
Galatasaray’ in adam basi 3’ er milyon ve bu tesvik pirimine gecenin
gec saatlerine dogru birerde Dogan marka otomobil eklendi.
Arabalari verecek kisinin Ergun Gursoy oldugu soyleniyor...

(Malatyaspor yonetiminin o mac icin butun takima vaadeetigi galibiyet pirimi
toplam 600 Bin liraydi... Galatasaray kulubu ise oyuncu basina, butun takima
onerilen pirimin 5 mislini veriyordu...
‘’ Dogan ‘’ marka oto, o yillarda otomobil ithalinin kisitli oldugu
ulkemizde
son derece
kiymetliydi...Boyle bir araba sahibi olabilmek icin Tofas’ a parasini yatiriyor,
4 ile 6 ay bekledikten sonra otonuzu teslim alabiliyordunuz...)
Ve Turk Futbolunda bir UTANC senaryosu Malatya’ da sahneye konuyordu.
Malatyaspor’ a Derwall tarafindan Almanya’ dan ozel olarak getirilen
‘’ doping igneleri’’ nin teslim edildigi basinda alenen yaziliyor,
futbol kamuoyunda konusuluyor, ama Ali Uras fedarasyonu
olaylari sadece izlemekle yetiniyordu (!!!)
Yapilan duyurulara ve sikayetlere federasyon kulaklarini tikiyor,
ne bir doping kontrolu ne de bir sorusturma yapilmiyordu...
Agzindan salyalar akitacak kadar gucune guc katmis Malatyasporlu
futbolcular, Besiktas’ a 1-0 galip geliyor ve puanlar esitleniyordu... (Ancak Besiktas’ in averajla liderligi suruyordu....)
Olaylar o kadar cirkin, o kadar UTANC verici ki,
basina kolay kolay demec vermeyen baskan Seba bile patliyor:
27-5-1987 tarihli ‘’TERCUMAN’’ gazetesi, Bulent Kigan imzali haber:
LANET OLSUN BOYLE LIGE !
Sonunda Seba patladi:
Turk futbolu bir takim cirkin olaylarla bir seviyeye gelecekse lanet olsun
boyle lige!
Acikca yapilan cirkef olaylar neden hala telakki edilemiyor? Takim
cikarmakta
bile
gucluk ceken ekipler, bizimla karsilastiklarinda adeta aslan
kesiliyorlar.
Genclerbirligi ile yaptigimiz lig macindan once Genclerbirligi
antrenorune
(Metin Turel)
gelecek sezon Galatasaray’ i calistirmasi icin teklifte bulunuldugu ogreniliyor.
Sampiyonluk yarisindabizi celmeyecek takimlara, ‘’TESVIK’’ adi altinda super pirimler dagitiliyor. Besiktas’ a karsi donen entrikalara artik
dur
demenin
zamani geldi.

>--------------

Yine 27-5-1987 tarihli ‘’ GUNES’’ gazetesinde yazar Faik Gurses,
‘’IGNE, PARA, ARABA. SONRA SAMPIYONLUGA. ‘’ baslikli yazisinda
olaylari bir bir yaziyordu...
Ayni gun (27 Mayis 1987) tarihli ‘’HURRIYET ‘’ gazetesinde ise Metin Keceli nin
sozleri Onur Belge imzasiyla yayinlaniyordu:

‘’ Bu ne futbol cirkinligidir ? Yeter artik, girtlagimiza kadar geldi.
Her
sey
alenen
ceryan ediyor..Gazetelerde yaziliyor.Gerekli merciler neden bir sey
yapmiyor?’’
Gercektende her sey spor kamuoyunun gozleri onunde ceryan ediyor,
Ali Uras fedarasyonu ise kulaklarini tikamis, gozlerini yummus,
kilini bile kipirdatmiyordu...
Bir sonraki hafta Denizlispor karsilasmasinda da,
ayni utanc verici senaryonun ikinci perdesi sergileniyordu....
Aradaki tek fark, formul kisaltilmisti,
‘’ IGNE + ARABA ‘’ olarak uygulanmisti....
Bir hafta evvel ‘’Dogan’’ lar fazla goze batmis olmaliydi...
Macin bitimine 5 dakika beraberlik golunu atan Denizlisporlu
oyuncularin, mac bitiminde bizlerin saskin bakislari arasinda
sampiyon olmus gibi sevinmelerini,
taklalar atmalarini,
oradan oraya kosusturarak birbrlerine sarilmalarini
ve butun bu hareketleri yaparken sanki hic mac oynamamis kadar
dirilikte (!!!) olmalarini unutamam....
Galatasaray boylece 1 puan one geciyor,
ondan sonraki hafta,
UTANC senaryosunun son perdesini sahneye koyuyor,
Eskisehir’ le ASY de yaptigi macta,
Prekazi serbest vurus sirasinda sirpca olarak Eskisehir kalecesi XXXXX’a
topu atacagi koseyi bildiriyor,
(bu olay tesadufen Sirpca bilen Eskisehirli gocmen futbolcu tarafindan macin hakemine iletiliyor, ama hakem orali bile olmuyordu)
XXXXX topun gittigi koseye atlamiyor,
Eskisehir’ i yenen Galatasaray 14 sene sonra
Sampiyon oluyordu.....
2 Puanlik sistemde,
Galatasaray 1 puan farkla,
butun degerleri ve kurallari delik desik ederek,
sampiyon oluyordu....
Baskanlari Ali Tanriyar TV kameralari karsisinda
tam kendisine yakisan lafi ediyordu:
‘’ Seni sevmeyen olsun ! ‘’

‘’ BASARI ICIN HER YOL MUBAHDIR ‘’
ilkesi Galatasaray’ in sportif anlayisinda zirveye yerlesiyordu...
O meshur XXXXX'in kim oldugunu bulun bakalim...